Taraf'ın bugünkü haberine göre Sakık, Genelkurmay tarafından yüksek tirajlı gazetelere servis edilerek 25 Nisan 1998'de aralarında Cengiz Çandar, Mehmet Ali Birand, Akın Birdal, Salim Ensarioğlu, Ahmet Altan, Mehmet Altan'ın da bulunduğu isimleri 'PKK ile işbirliği yapmak'la suçlayan manşet haberlere kaynaklık eden andıç Sakık'a dayandırılmıştı. Ancak Sakık böyle bir ifadesi bulunmadığını açıklayarak bu iddiaları yalanlamıştı.
Andıcın ardından Çandar ve Birand işlerinden olurken silahlı saldırıya uğrayan Birdal ağır yaralandı. Kasım 2000'de Sakık böyle bir ifade vermediği, bu iddiaların dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir ve ekibi tarafından ifadeye eklendiği ortaya çıktı. O dönem Fazilet Partisi Milletvekili olan gazeteci Nazlı Ilıcak, andıcı, basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu. Ardından Meclis'e taşıdı, ancak sonuç alamadı.
GAZETECİLER ALEYHİNE İFADE
12 yıl sonra o dönem yaşananları Lagin Yayınları'ndan çıkan Şiddetin Sefaleti adlı kitapta anlatan Şemdin Sakık, Diyarbakır Jandarma İstihbarat Merkezi'nde yapılan sorgusuna Şemdinli sanığı astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz'in katıldığını belirterek, şunları anlattı: "Her gün sabahtan akşama dek dosyaları karıştırıyor ve çözemedikleri noktaları soru olarak bana yöneltiyorlardı... Kısacası Türkiye'nin ne kadar önde gelen ismi varsa hepsi soruldu. Bu kişilerin örgütle ne tür ilişki içinde oldukları, örgütten para alıp almadıkları, neden Şam ve Bekaa Kampı'na gittikleri ve her muhbiri hakkında ne düşündüğümü sordular. Daha doğrusu ülkenin ileri gelen bu gazeteci, yazar ve siyasetçilerinin örgüte yardımcı olduklarını, para karşılığında örgüt propagandası yaptıklarını itiraf etmemi istediler.
ŞEMDİNLİK SANIKLARI DEVREDE
'Bu şahsiyetlerin örgütle ilişki içinde olup olmadıklarını bilmiyorum. Örgüt saflarında olduğum süre içinde onlarla hiç karşılaşmadım. Onları, katıldıkları tartışma programlarından ve gazete köşelirinden tanıyorum...' türünde bir şeyler söylediysem de, onların ikna edemedim. Hiddetlendiler... Sonuç alamayınca hücreye attılar. İki gün sonra Şemdinli sanığı olan astsubaylar önüme birkaç kağıt koyup imzalamamı istediler. Ne olduğunu sorunca 'önemli şeyler değil, ifadenden arta kalanlar' dediler. Gözlerim uzun süre bağlı kaldığı için ağrıyordu. Sadece koyu puntolarla yazılmış isimleri görebildim. Hepsi de sorguda isimleri geçen insanlardı. Belgeyi imzalamayı kabul etmedim."
BÜYAKANIT DA KATILMIŞ
Sakık'ın 10 gün süren sorgusuna Diyarbakır 7. Kolordu Komutanı ile dönemin DGM Başsavcısı da katılmış. Kitabında dönemin 7. Kolordu Komutanı olan Yaşar Büyükanıt'ın ismini anmayan Sakık, şunları söylüyor: "On gün süren sorguyu, dönemin DGM Başsavcısı ve 7. Kolordu Komutanı da izlediler. ilk on günde bilgi almak için işkence yapmadılar, zira kendi irademizle örgütten ayrılmıştık, örgüt gerçeğini saklama gereği duymuyorduk; soruların hepsine samimiyetle cevap verdik, örgüt hakkında bildiğimiz her şeyi anlattık."
Büyükanıt, 1996-99 yılları arasında Korgeneral rütbesiyle Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı görevini yapmıştı.
Kaynak: Taraf









Ülkü Ocakları başkanının ses kaydı
Erdoğan'a suikast iddiasının görüntüleri
Bir şok ses kaydı daha...
Gandi'nin güldüren protokol acemiliği 
